Ara Menü

Türkiye’de iki yetim kavram: Kitap ve kütüphane

Artan maliyetler ve sıkıntılar eşliğinde Türkiye’de kitap olmak

Karanlık Aydınlık

Ülkemizde her yıl binlerce kitap basılmakta ve okurların ilgisine sunulmaktadır. 2019 yılının Ocak ayında Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçen torba yasayla kitap ve süreli yayınlardaki KDV uygulaması değişmiş, 2019 yılının Şubat ayından itibaren ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan sertifika alan yayınevlerinin, kitap veya süreli yayınlarda, dağıtımcılar ve kitapçılar ile nihai tüketiciye yaptığı satışlarda katma değer vergisi kaldırmıştır.

Bu gelişmelerin etkisinde okuma alışkanlıklarımızla birlikte kitaplar ve kütüphanelerle ilgili istatistiklere baktığımızda ülkemizin kitap ve kütüphaneleriyle karşımıza çok ilginç veriler ve oranlar çıkmaktadır.

Elde edilen veriler eşliğinde Türkiye’deki iki “yetim” kavramı kitap ve kütüphane hakkında birkaç tespitten söz edilebilmektedir.

Kitap ve kütüphaneye giden yolda kilit kavram: Türkiye’de okuryazarlık

Teyit.org’un da Kitap Dosyası I: Kitaplar ve çevrim içi yolculuğumuz adlı haberinde teyit edip paylaştığı birkaç grafikle birlikte, ülkemizdeki okuryazar oranına ilişkin bilgilere ulaşılabilmektedir.

https://teyit.org/wp-content/uploads/2019/04/yas-dagilimi-okuma-oranlari.jpg
 *Bu görsel grafik teyit.org‘dan alınmıştır.

Okuryazarlık kabaca okuma ve yazma becerisi olarak tanımlansa da Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) hedefi, yaşam boyunca bu becerilerin sürekli olarak geliştirilmesidir.

Türkiye’de zorunlu eğitimle birlikte genç nesilde okuryazarlık yüzde 100. Erişkinlerde (15 yaş ve üstü olan bireylerde) bu oran yüzde 96’ya düşerken, yaşlı kesim için ise bu oran yüzde 88.

UNESCO ve Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre Türkiye’de okuryazarlık oranının 1975’ten günümüze istikrarlı bir şekilde yükseldiğini görebilmekteyiz. Ancak okuma yetisine sahip bireylerin artması ile okuma oranlarının da aynı doğrultuda arttığını söylenememektedir.

Ülkemizin sınıfta kaldığı bir rapor: PISA 2015 Okumada Yeterlilik

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 15 yaşındaki öğrencilerin eğitimlerindeki başarılarını tespit etmek için oluşturulmuş bir programdır.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 2.jpg
*Bu görsel grafik teyit.org‘dan alınmıştır.

Raporlanmış bu listeye göre, Türkiye’den okuma yeterlilik sınavında en yüksek derecede puan alabilen olmadığı tespit edilmektedir. Finlandiya’da ise her 100 öğrenciden birinin en yüksek okuma-anlama yetkinliği seviyesinde olduğu fark edilmektedir.

Ülkemizdeki öğrencilerin bu konudaki başarı seviyesinin ABD’ye benzer bir şekilde orta yeterlilik derecesinde yoğunlaştığı görülebilmekte. Alt seviye olduğu tespit edilen öğrenci sayısı ise diğer ülkelere kıyasla Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde daha fazla.

Bu verilerin eşiğinde ülkemizdeki okuma yazma oranının yüksekliğine rağmen okumada yeterlilik de sınıfta kaldığımızı belirtebiliriz.

İstatistikler ve raporlar eşliğinde bir bakış: Kitap ve kütüphane

*Milli Kütüphane, Ankara

Türkiye’nin sahip olduğu “halk kütüphanesi” sayısı, 1990’lardan 2004 yılına kadar yükselmiş ve 2004 yılında 1.367 ile en yüksek sayıya ulaşmıştır. 2005 yılında ise ani bir düşüş ile 1.144’e kadar gerilemiş ve daha sonra yatay ivmeli bir hâl almaktadır.  

Ülkemizde Mart ayının son haftası, 1964 yılından beri “Kütüphane Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu hafta ile birlikte topluma okuma alışkanlığının ve zevkinin kazandırılması ve halk kütüphanelerinin geliştirilmesi gibi kazanımlar hedeflenmektedir.

Yayınevi ve kitabevi sayısına ilişkin çeşitli istatistikler Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından kamuoyu ile paylaşılmakta. Bu istatistiklerden Türkiye Kitap Pazarı Raporu’na göre, Türkiye’de Kitabevi sayısı yaklaşık 6.000. Aynı rapora göre yaklaşık 150 de dağıtım şirketi bulunmakta.

Yıllara göre yayınevi sayısına baktığımızda da 2008 yılından 2012 yılına kadar yayınevi sayısının artış gösterdiği, 2013 yılında sayıca düştükten sonra bu tarihten sonra sabit kaldığı görülmektedir.  

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 3.jpg
*Bu grafik www.dogrulukpayi.com‘dan alınmıştır.

Bir yılda kaç kitabın yayınlandığı sayısına da ISBN yani Uluslararası Standart Kitap Numarası aracılığıyla ulaşabilmekte.

1972 yılından beri kullanımda olan bu numaralama sistemi ile her kitaba bir ISBN numarası verilmekte. Bu sayede yıl içinde kaç farklı kitaba ISBN verildiği ve dolayısıyla kaç yeni kitabın yayımlandığı görülmektedir.  

*Bu grafik www.dogrulukpayi.com‘dan alınmıştır.

Türkiye’de ISBN alan kitap sayısı yukarıdaki grafikte görülebilir. Bu sayılara göre 2009, 2012 ve 2016 yıllarında düşüş gözlemlenmiştir. Bu düşüş, kısmi olarak ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olarak kapanan yayınevleri sayısının artmasıyla da açıklanabilmektedir.

Yıllara göre kişi başına düşen kitap adedi gösterilen tabloya baktığımızda sürekli artış gösterirken 2017 yılında düşüş göstermiştir.

Yayınlanan kitap sayısını etkileyen bir diğer faktör ise ekonomik gelişmelere bağlı olarak artış gösteren kâğıt maliyetleridir.

Buna ilişkin ulaşabilecek resmi bir veri bulunmasa da özellikle 2017 sonrasında artış gösteren döviz kurlarının, kâğıt maliyetlerini arttırdığı bilinmekte.

Kitap okumanın en güzel imkân sağlayıcısı: Kütüphaneler

*Milli Kütüphane, Ankara

 

Türkiye’nin sahip olduğu “halk kütüphanesi” sayısı, 1990’lardan 2004 yılına kadar yükselmiş ve 2004 yılında 1.367 ile en yüksek sayıya ulaşmıştır. 2005 yılında ise ani bir düşüş ile 1.144’e kadar gerilemiş ve daha sonra yatay ivmeli bir hâl almaktadır.  

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 6.jpg
*Bu grafik www.dogrulukpayi.com‘dan alınmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Halk Kütüphaneleri ile ilgili açıkladığı bir diğer önemli veri de bu kütüphanelerdeki kullanıcı sayısı ile ilgilidir.

1995 yılında yaklaşık 33 milyon kullanıcı sayısı ile en yüksek seviyeye ulaşıldığı görülmektedir. 2003’te ise yaklaşık 18 milyon kişiye kadar gerilediği belirtilmektedir. 2017’de ise 25 milyon kişi dolaylarında olduğu saptanmaktadır.  

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 7.jpg
*Bu grafik www.dogrulukpayi.com‘dan alınmıştır.

Halk kütüphanelerinin yanında Türkiye’de bir adet Milli Kütüphane de bulunmaktadır. Milli kütüphaneden yararlanan kişi sayısı 2001 ile 2004 yılları arasında artış gösterdikten sonra âni bir şekilde 2006 yılına kadar düşüş göstermiş daha sonrasında en yüksek sayıya 2010 yılında ulaşmaktadır.

İstanbul’dan gurur duyulacak bir istatistik!

Word Cities Culture Forum adlı uluslarası araştırmalar yapan bir kuruluşun yaptığı, metropol şehirler arasındaki kütüphanelerden kitap alma oranı ile ilgili bir istatistikte ise İstanbul’la ilgili şöyle bir veriye denk gelmekteyiz.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 8.jpg
  *Bu istatistik The Spectator Index Twitter hesabından alınmıştır.

Tokyo’daki halk kütüphanelerinden yılda 112 milyon kitap ödünç alındığı görülmektedir.

Nüfusu 10 milyon civarı olan metropollerden New York’ta 56 milyon (ki bu kişi başı 7 kitap demek), Moskova, Paris ve Londra’da ise bu rakam 25-30 milyon arasındadır.

İstanbul’da ise son sırayla birlikte bu sayı 400 binde kalmaktadır.

Sonuç olarak, tüm bu veriler ve araştırmalar eşliğinde ülkemiz adına okuryazarlık oranında %100’e yaklaştığımızı, ancak okuduğunu anlamada sınıfta kaldığımızı belirtebiliriz.

Ayrıca Türkiye’deki kitap basım oranları ve kütüphane istatistiklerinde de dünya ülkelerinin çokça gerisinde olduğumuzu görebiliriz.

Bu noktalarda bizim önümüzde olan ülkelere yetişmemiz için daha çok yol almamız hem devlet politikaları bakımından hem de toplumsal ilgi ve bakış açısından çokça gelişme kaydedip, ülkece gelişme gerekliliğimizi kabul etmeliyiz.

 
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.